Çocuk gelişiminde ‘oyunun’ yeri…

      Çocuklara yönelik üretilen ürünlerin; bedensel, algısal ve bilişsel gelişimini olumlu desteklemesi gerekmektedir.  Bu, çocuğun öğretici ve eğitici rolleri benimseyen nesnelerle iletişim içerisinde olmasıyla doğru orantılıdır. Bu bağlamda çocukların gelişim evreleri göz önünde bulundurularak davranış eğilimlerinin üzerinde durulması ve o evrelerdeki gereksinimlerini belirlemek, çocuklara yönelik tasarlanacak olan oyuncakların anlam ve kavramlarını ortaya çıkarabilir.    Çocuk gelişimini iki açıdan tanımlamak gerekirse; insan gelişiminin önemli bir amacı olan yaşamını sürdürmek adına ‘biyolojik gelişme’, kişiliğinin gelişimini ve yaşadığı çevreyle uyumunu oluşturacak olan ‘ruhsal gelişme’ olarak sınıflandırılabilir.     Sivri (1993) çocuk gelişiminin çeşitli etkenlere bağlı olarak yönlendiğinden söz etmektedir. Bu etkenler; doğuştan gelen kalıtımsal özelikler ve bu özeliklerin çevreyle etkileşimi sonucu oluşan ancak gelişimin sonraki dönemlerinde etkili olan benlik kavramını belirlemektedir. Birçok araştırmacı tarafından bu süreç ardışık sıra düzeni içinde, insanların yaş dönemlerindeki genel özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Baran (2011) çocuk gelişimini dört dönemde ele almaktadır:  – Doğumdan sonraki ilk iki yıl bebeklik,  – Üç-altı yaş arası ilk çocukluk (oyun çocuğu),  – İlkokul yıllarını kapsayan yedi-on bir yaş ikinci çocukluk,  – On iki-on sekiz yaş arası ergenlik dönemidir.  Bebeklik Dönemi (0-2 Yaş)      Bebeğin ilk iletişimi, doğduktan hemen sonra anneyle olan iletişimi ile başlar. Yürüme ve keşfetme gibi özelliklerinin gelişmesi ile özgürleşen bebeğin sosyal tepkileri gelişmeye başlar. Bu yıllarda bebeğin, fiziksel ve davranışlarında görülen gelişme, zihinsel ve algısal gelişimini de tetiklemektedir. Dolayısıyla bebeğin zihinsel ve algısal gelişimi, verilen eğitim ve çocuğa sunulan yapay çevrenin etkisi altındadır. Gösterilen ilgi, oynadığı oyuncaklar ve içinde bulunduğu çevre, çocuğun zihinsel gelişimi üzerinde etkili olabilmektedir (Baran, 2011). Bu dönem, çocuğun mekânsal bağlantıları kurduğu gelişim dönemi olarak tanımlanırsa; bebek obje ile mekân arasındaki ilişkileri kurarak ayrıştırma yoluyla sınıflama ve soyutlamayı başlatarak biliş geliştirme evresine girmektedir (Gür ve Zorlu, 2002). Çocuklar bu dönemde öğrenmeye, keşfetmeye ve araştırmaya yönelik oldukları gibi çoğunlukla psikolojik, sevgi ve güvenlik gibi unsurlara ihtiyaç duymaya ait davranış sergilerler. Dolayısıyla çocuklar için olan ürünler yalın konseptlere dayanarak, öğrenme ve güvenlik duygusunu kazandırmaya yönelik olması beklenilir (Markopoulos ve Bekker, 2003). İlk Çocukluk (Oyun) Dönemi (3-6 Yaş)     İlk çocukluk dönemi olarak nitelendirilen oyun döneminde çocuklar, dile ve sembolik düşünce yeteneğine sahiptirler (Çukur ve Delice, 2011). Altı yaş döneminden sonra ayrıntılara dikkat etmeye başlayan çocuk, daha sonraki dönemlerde ögeleri birbiri ile uyumlu hale getirme ve bütünleştirme yetisi ile birlikte algılamaya yönelmektedir. Bu durumda çocuk, bir bütünün parçalarının birbiriyle olan bağlantısını kurmayı öğrenmeye başlayabilir.  “Çocuk gelişiminin önemli evrelerinden biri olarak kabul edilen ilk çocukluk dönemindeki çocuklar için oyun şüphesiz en önemli etkinliktir.” İkinci Çocukluk (İlkokul) Dönemi (7-11 Yaş)     İlkokul çağı (analitik dönem) olarak tanımlanan bu çocukluk dönemi; bilişsel ve sosyal açıdan gelişim gösterilen dönemdir (Ekinci, 2011). Yedi- on bir yaş dönemi çocukların daha bağımsız oldukları, okula başlama dönemi olarak adlandırılan bu dönemde fiziksel, motor, bilişsel ve sosyal becerileri artar (Baran, 2011). Çocukların bu dönemlerinde; daha çok fiziksel yeteneklerinin farkına varması, okuma-yazma gibi beceriler kazanması ve arkadaşlarıyla sosyalleşme alanlarının gelişmesi söz konusudur. Bunun gibi çocuk gelişiminde önemli motor faaliyetler, büyümeye bağlı olarak daha özel beceri ve kuvvet gerektiren koordineli aktivitelere ve oyunlara dönüşür (Pedük, 2011). Yedi ile on bir yaşları arasında çocukta sınıflama, sıralama, değişmezlik, sayı ve mekân kavramları oluşur (Gür ve Zorlu, 2002). Bu dönemde çocukta oyun kurma, organize etme ve bir sistem kurma yeteneği gelişerek, inceleme ve bilgilenme dürtüleri öne çıkmaktadır. Çukur ve Delice (2011) ikinci çocukluk dönemi yaş aralığını, ‘son çocukluk dönemine denk düşen ‘somut işlemler’ in yaşandığı bilişsel gelişim dönemi’ olarak tanımlamaktadır. Somut işlemler dönemi; çocuklarda mantıksal düşünmenin ve sayı, zaman, mekân, boyut, hacim, uzaklık kavramlarının yerleşmeye başladığı; sınıflama, sıralama gibi gruplamalar ile organize etme ve bir sistem kurma yeteneğinin geliştiği dönemdir (Yavuzer, 2011). Yeni doğan bir bireyin tüm bu gelişim evreleri incelendiğinde; oyuncakla daha gerçek boyutta iletişime ve değerlendirmeye geçen çocuk, oyuncak üzerinde mantık arama, muhakeme yapma ve basit soyutlamalar da bulunarak oyuncak üzerinde duygu geliştirmeye başlayabilir. Dolayısıyla çocukların bu gelişim periyodları doğrultusunda tasarlanmış oyuncaklar, çocuk gelişimine sağladığı katkılar bakımından oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir.  Alınan kaynaklar:  * Sivri, H.,1993, “Fiziksel ve Mekânsal Çevrenin Çocuk Davranışına ve Gelişimine Etkileri, Çocuk İçin Oluşturulacak Çevrelerde Tasarım Verilerinin Saptanması”, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir. * Aral, N., Baran, G., Erdoğan, S., Pedük, Ş., Aral, N., 2011, “Çocuk Gelişimi”, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü, Ya-Pa Yayın, İstanbul. * Gür, Ş. Ö., Zorlu, T., 2002, “Çocuk Mekânları”, Yapı-Endüstri Merkezi Yayınları, YEM Yayın 75, İstanbul. * Markopoulos, P.,Bekker, M., 2003, “Interaction Design andChildren”, Industrial Design, Technical University of Eindhoven, Den Dolech 2, Eindhoven 5600 MB, TheNetherlands.   * Çukur, D., Delice, E.G., 2011, “Erken Çocukluk Döneminde Görsel Algı Gelişimine Uygun Mekan Tasarımı”, Aile ve Toplum Eğitim-Kültür ve Araştırma Dergisi, s.25-36. * Ekinci, Ö., 2011, “Reklamların Büyüyen Çocuk Pazarı Çocuk Tüketiciler”, Bilim ve Teknik, Yıl 44 Sayı 522, s.66. * Yavuzer, H.,2011,“Çocuk Psikolojisi”, Remzi Kitabevi, İstanbul

Çocuk gelişiminde ‘oyunun’ yeri…” te bir düşünce

  1. Sema Öztürk diyor ki:

    Tebrik ederim, harika bir birikimi bilimsel ve anlaşılabilir bir dille aktarıyorsunuz. Paylaşımınızda başarılar, bol şans ve bereketli kazançlar diliyorum. Yolunuz açık olsun. Torunum ve diğer arkadaş torunlarım için takipçiniz olacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir